●Reflü geriye kaçış anlamı taşır. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçma durumuna gastroözofagial reflü denir.
●Bu sorun erken bebeklik (0-3 ay) döneminde sık görülen ve ağızdan taşma tarzında gıdanın gelmesi ile seyreden ve normalin bir varyasyonu olarak kabul edilirken fizyolojik reflü eğer çocuğun büyümesi ile zamanla azalıp kaybolmuyor ise tetkiki ve gereğinde tedavisini gerektirir.
●Batı Avrupa ve ABD’de yayınlanan raporlara göre görülme olasılığı o ülkelerde ülkemize oranla çok daha fazladır.
●GÖR’de önde giden klinik bulgu göğüste yanma, yemek yerken ağrı, ağıza gelen acı ekşi sıvı intestinal şikayetler yanında ÜSYE, öksürük, akciğer enfeksiyonları, astım krizi gibi solunum şikayetleri de görülebilir.
●Reflü hastalığının tanısı için olgunun beslenme alışkanlıkları, yaşanılan semptomatoloji, klinik bulgular eşliğinde bir dizi hekim sorgulaması sonucu gelişen şüphe ile oluşur.
●Tanısı klinik bulgularla oluşan şüphe sonrasında radyokontrastlı ÖMD grafileri, yemek borusu içine yerleştirilen pH ölçer cihaz ile yapılan pH-metri, endoskopik yolla yapılan muayene ve biopsi gibi bir dizi invaziv tetkiklerden geçer.
●Tedavi: Mide içinde asit miktarını azaltıcı ilaçlar ile mide asit seviyesi düşürülmeye çalışılması ve mide içeriğinin boşalmasını hızlandıracak ilaçlar verilmesi, reflüye bağlı yemek borusu hasarının gelişmemesi için yemek borusunu yanığının önlenmesine yönelik ilaçlar ile olur.
●Olguların çoğunda beslenme ve pozisyon önerileri yanında ilaç tedavisi ile iyi sonuçlar alınır. Çocuğun ayağa kalkması ile birçok olguda iyileşme hızlanır.
●Eğer ilaç ve pozisyon tedavisine rağmen hastalığa bağlı organ hasarları gelişiyor ise cerrahi tedavi başarı oranı yüksek bir seçenektir. Çağımızda bu olgularda laparoskopik cerrahinin başarısı %90 civarındadır.